Makaleler

Periyodik Kontrol Nedir? Neden Yapılmalıdır?

Neden Periyodik Muayene ?

Bilindiği üzere 18 ve 19. yüzyıllarda özellikle Avrupa’da teknolojide ve makineleşmede artışa neden olan Sanayi Devrimi ile birlikte endüstride ortaya çıkan ve insan yerine insandan daha hatasız daha az maliyetle ve daha hızlı üretim sağlayan makineler sayesinde emek yoğun toplumdan, bilgi ve beceri yoğun toplum anlayışına doğru ilerlemenin ilk adımları atılmıştı.

Yapılan bu gelişmeler sayesinde ortaya ilk çıkan buhar tahrikli makineler, buhar gücünü dışarıda bulunan kazanlarında yaktıkları yakıtın (genellikle kömür) oluşturduğu ısı ile suyu buharlaştırarak, ortaya çıkan buharı basınçlandırılmış şekilde belirli kanallardan geçirip mekanik hareket elde etmek için kullanmışlardır. İlk bakıldığında bu makineler karmaşık yapıda olmasalar da ortaya çıkabilecek en ufak arıza durumlarında çok büyük hasar ve sorunlara neden olabilmektedirler.

O dönemlerde bakım çalışmaları üzerine belirli prosedürler yeni yeni oluşturulmaya ve kullanılmaya başlandığı ayrıca makine ve ekipmanların dayanım, kullanım ömürleri, kapasiteleri, aşınma süreleri üzerine bugün olduğu kadar detaylı bir hesaplama yapılamadığı için reaktif bakım çalışmaları kullanılmaktaydı. Reaktif bakım, makine veya ekipmanların arızalanmasından sonra tekrar faaliyete geçirmek için yapılan tamir ve bakım işlerini kapsamaktaydı. Bu işlem arızaların nedenlerinin belirlenmesinde bir nebze kolay olsa da, o makinenin bu süre boyunca çalışmaması doğrudan ve dolaylı şekilde bir çok maddi kayıpların ortaya çıkmasına sebebiyet vermekteydi.

Şimdiki makinelere oranla daha yavaş ve temel işleri yapan buhar makineleri için fazla göze batmamış olsa da zamanla teknolojinin gelişmesiyle birlikte makinelerin bazı iş ve işlemlerde görevleri tamamen devralması sonucu olası durmaların tamamı bazı durumlarda bütün bir işletmenin çalışmasını sekteye ( Örn; Üretim bandı üzerinde çalışması duran bir makine bütün bandın durmasına neden olabilmekteydi) uğratabilmekteydi. Bunun farkına varan işletmeler olası arıza ve durmaların önüne geçmek için daha farklı yollar aramaya başladılar. Bu çalışmaların başında daha dayanıklı parçalar üretmek düşünülse bile bu parçalarında zamanla aşınmasına ve işlevini yitirmesine engel olunamıyordu.

Bu tarz zaman kayıplarını önlemek amacıyla eldeki verilere dayanarak, kullanılan parçaların ömürlerini tahmin edip daha makine arızalanmadan, ömrü sona eren parçayı değiştirerek ilerlemek adına ilk adımlar atılmaya başlanmıştı. Fakat üretimin sürekli olarak devam etmesi gereken yerlerde yada tahmin edilenden daha erken aşınmaya yol açan farklı sebeplerin ortaya çıkması gibi durumlardan dolayı bu çözümde etkinliğini yitirmeye başlamıştı. Üretimin hiçbir koşul altında durmaması gerekiyordu, bunun farkına varan üreticiler bu tarz durumları daha önceden belirlemek amacıyla proaktif bakım yaklaşımını ortaya atmışlardır. Yani makine parçaları daha aşınmadan veya arıza çıkarmadan önce belirli aralıklarla bakım yapmanın ve bu bakım zamanlarını üretimin yoğun olmadığı zamanlara bırakarak olası zaman kaybı, maddi kayıp ve arızadan doğacak iş kazalarının daha az maliyetle ortadan kaldırıldığını fark etmişlerdi.

Makinelerin çoğalmasıyla birlikte orantılı olarak ortaya çıkan makine kaynaklı iş kazalarının da artması sonucu makine bakımlarının arıza gerçekleşmeden önce yapılması dünya genelinde kabul edilen ve yasalar ile zorunlu hale getirilmesi gereken bir olgu olduğu anlaşılmış ve bu konuda ilk adımlar atılmaya başlanmıştır. Ülkemiz de bu konuyla ilgili genel anlamda kendi başına yapılan ilk düzenleme; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 30 ve 31 inci maddeleri ile 9/1/1985 tarihli ve 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 2 ve 12 nci maddelerine dayanılarak ve 3/10/2009 tarihli ve 2009/104/EC sayılı Avrupa Birliği Direktifine paralel olarak hazırlanmış olan “İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği olmuştur. Bu yönetmelik ile kullanılan ekipman ve makinelerin belirli aralıklarla arızalı yada hasarlı olmamasına bakılmaksızın düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğinin ve bu kontrollerin yetkinliği olan kişilerce yapılması gerektiğinin altı çizilmiştir. Temel dayanağı olan çalışan sağlığı ve güvenliğini ön planda tutarak, olası zaman ve maddi kayıplarında önüne geçilmesi sağlanmaya çalışılmıştır.

Günlük hayatta insanların gerçekleştiremeyeceği iş ve işlemlerin yapılması amacıyla kullanılan ekipmanların maruz kaldığı ağır ve zor şartlar çoğu zaman ekipmanların dayanım sınırlarını ve sürelerini kısaltarak ortaya kullanılması tehlikeli olan durumlar çıkarmaktadır. Bu gibi durumların ve kazaların işletmelerde meydana gelmemesi adına her işletme için uygun ve düzenli bir bakım planı yapılarak bu planın sürekliliği sağlanmalıdır. Unutmayalım; Önlemek, gidermekten daha güvenli ve ucuzdur..

 

İşyerinizde bulunan ekipmanlar için periyodik kontrolün gerekli olup olmadığını veya düzenli bir periyodik kontrol planı oluşturmak için Armada Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimimize ulaşabilirsiniz.

Armada OSGB olarak bağlı olduğumuz yasal kanun ve mevzuatlar çerçevesinde her türlü hizmet talebiniz için iletişim formumuzdan bize ulaşabilirsiniz.